Türkiye Cumhuriyeti

Bern Büyükelçiliği

Bilgi Notları

Türkiye-İsviçre İlişkileri, 18.01.2017

Osmanlı dönemindeki ikili ilişkiler 1898 yılında Cenevre'de bir konsolosluk açılması ile başlamış, bunu 1900 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Brüksel’deki Elçisinin İsviçre nezdinde görevlendirilmesi takip etmiştir. 1915 yılından itibaren Bern’de mukim bir Osmanlı Elçisi görev yapmaya başlamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş sırasında ilişkiler kopmamış ve 1 Kasım 1922 tarihinden itibaren Türkiye adını kullanmaya başlayan Bern’deki Elçilik, Cumhuriyet’in ilanından sonra Maslahatgüzar seviyesinde resmen faaliyetine başlamıştır. Cumhuriyet dönemindeki ilk Elçi Mehmet Münir Ertegün, güven mektubunu 1 Ekim 1925 tarihinde sunmuştur. Ülkemizin İsviçre’deki temsilciliği 1953 yılı sonunda Büyükelçilik seviyesine yükseltilmiştir. İsviçre ülkemizdeki ilk temsilciliğini 1928 yılında (İstanbul’da bir Elçilik), Ankara’daki misyonunu (1957’ye kadar Elçilik) ise 1934 yılında açmıştır.

Türkiye-İsviçre ikili ilişkileri 1925 tarihli “Dostluk Anlaşması” temelinde sürdürülmekte olup, İsviçre Hükümeti ülkemizle olan ilişkilere büyük önem verdiğini her fırsatta belirtmektedir.

Dönemin İsviçre Konfederasyon Başkanı Pascal Couchepin’in, 7-11 Kasım 2008 tarihlerinde ülkemizi ziyaretinin ardından 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün 25-26 Kasım 2010 tarihlerinde İsviçre’ye gerçekleştirdiği ziyaret, ülkemizden bu ülkeye Devlet Başkanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olmuştur. Dönemin İsviçre Konfederasyon Başkanı ve Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey, ikili temaslarda bulunmak ve Dördüncü Büyükelçiler Konferansı’na hitap etmek üzere 26-27 Aralık 2011 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir. Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, 10 Ekim 2013 tarihinde Bern’e bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2015 ve 2016 yıllık toplantılarına da Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu başkanlığında heyetler ile katılım sağlanmıştır. Federal Dışişleri Bakanı Didier Burkhalter, 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen Dünya İnsani Zirvesi’ne iştirak etmiş ve Sayın Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ile bir ikili görüşme gerçekleştirmiştir. Son olarak Sayın Bakanımız 2-3 Kasım 2016 tarihlerinde mevkidaşı Burkhalter’in davetine icabetle İsviçre’ye resmi bir ziyarette bulunmuştur

Son dönemde iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde de önemli ilerlemeler elde edilmiştir. TÜİK’in Türkiye ile İsviçre arasındaki dış ticaret verileri incelendiğinde, 2000 yılında iki ülke arasında 1.36 milyar ABD Doları düzeyinde olan dış ticaret hacminin 2015 yılında 8,1 milyar ABD Doları  (5,6 milyar ABD doları ihracat ve 2,4 milyar ABD doları ithalat) seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. 2016 yılı Kasım verileri uyarınca ise ihracatımız 2,5; ithalatımız ise 1,9 milyar ABD Dolarına tekabül etmektedir. İsviçre'nin Türkiye'ye yönelik yatırımları da istikrarlı bir artış eğilimi göstermektedir. TCMB verilerine göre, İsviçre’nin 2002-2016 Temmuz döneminde ülkemizdeki toplam yatırım tutarı 2 milyar 292 milyon Dolardır. Türkiye'de 800’e yakın İsviçre sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Ülkemizden İsviçre'ye yönelik yatırımların toplamı ise aynı dönemde 721 milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. Ulaşılan bu seviyeye rağmen, mevcut olan potansiyelin daha da ileriye götürülebilmesi için her iki tarafta da gerekli irade mevcuttur

İsviçre ile ilişkilerimizin bir diğer önemli boyutunu da bu ülkede yaşayan ve % 44’e yakını çifte vatandaş olarak İsviçrelilerin haklarına sahip olan yaklaşık 130 bin vatandaşımız oluşturmaktadır.

İsviçre, çifte vatandaşlığı 1992 yılında tanımış olup, yapılan bir araştırmaya göre, vatandaşlarımızın %60’ı İsviçre vatandaşlığına geçiş için gerekli koşulları haiz olmakla birlikte yaklaşık % 44’ü İsviçre vatandaşlığını almıştır. 2015 yılsonu verilerine göre İsviçre'de yaşayan yaklaşık 2.048.700 (%24,6) yabancı nüfus içinde Türkler oransal olarak İtalyan (% 15,2), Alman (%14,7), Portekiz (%13,1), Fransız (%6,0), Kosovalı (%5,2), İspanyol (% 4,0) ve Sırp (%3,5) vatandaşlarından sonra  %3,4* ile 8. sırayı almaktadır. (*: çifte vatandaşlık sahibi kişiler dahil değildir).

İsviçre’deki vatandaşlarımızın büyük bölümünü ülkeye son 30-40 yıl içinde işçi olarak gelenler oluşturmaktadır. Bugün itibarıyla, bu vatandaşlarımız, çocukları ve torunları da dahil olmak üzere üç kuşak İsviçre’ye yerleşmiş durumdadırlar. Eğitim, sanat, bilim, ticaret, iş, spor ve siyaset gibi birçok alanda önemli varlık gösteren vatandaşlarımız, İsviçre toplumunun saygın bireyleri olarak Türkiye ve İsviçre arasında önemli bir köprü işlevi görmektedir.

İsviçre’de yaşayan vatandaşlarımızın yaşlarına göre dağılımı incelendiğinde, buradaki Türk nüfusun genç ve orta yaşlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. 0-19 yaş grubu, vatandaşlarımızın toplam nüfusunun yüzde 23'ünü, 20-39 yaş grubu yüzde 37'sini oluşturmaktadır. 50 yaşın altındaki vatandaşlarımızın oranı ise yaklaşık yüzde 78’i bulmaktadır. İsviçre vatandaşlığı bulunmayan Türk nüfusunun % 30,7’si İsviçre’de doğmuştur ve ikinci-üçüncü kuşak göçmenleri oluşturmaktadırlar. İsviçre’de yaşayan vatandaşlarımızın % 53’ünü (37.431) erkekler oluşturmaktadır. Vatandaşlarımızın %85’i İsviçre’nin Almanca, %10’u Fransızca, %5’i ise İtalyanca konuşulan kantonlarında yaşamaktadırlar. En fazla Türk nüfusun yaşadığı kantonlar sırasıyla Zürih, Basel, Aargau, St. Gallen, Solothurn ve Bern’dir.

İsviçre’de doğmuş Türkler ikamet ettikleri kantonun dilini esas dil olarak kullanma eğilimi göstermektedirler. İsviçre makamları tarafından yapılan bir ankete katılan İsviçre’de doğmuş Türklerin % 65’i, konuştukları “esas dilin” İsviçre’nin ulusal dillerinden biri olduğunu (Almanca, Fransızca, İtalyanca) belirtmiştir. Araştırmaya göre, bu oran İsviçre’deki Türklerin genelinde %30 civarındadır.

Vatandaşlarımızın yaklaşık 40 bini halen çalışmakta, bunların %50’si hizmet, %24’ü metal-makine sanayinde, %26’sı inşaat, tarım ve tekstil gibi sektörlerde istihdam edilmektedir.

İsviçre'de işsizlik ortalaması  genel nüfusa oranla % 3,3 seviyesinde olup bunun % 51,6’sını İsviçreliler, %48,4’ünü ise yabancılar oluşturmaktadır. 2015 yılı sonu itibariyle İşçi Bulma Kurumu’na kayıtlı İşsiz Türk vatandaşlarının sayısı 3084 olup, sözkonusu kuruma kayıtlı vatandaşlarımız arasındaki işsizlik oranı ise (çifte vatandaşlar hariç) % 8,5 civarındadır.

İsviçre’de hâlihazırda Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı toplam 30 Türk dili ve kültürü dersi öğretmeni görev yapmaktadır. Bu öğretmenlerimiz aracılığıyla, İsviçre okullarında ders saatleri içinde, ders saatleri dışında ve bazı okullarda da hafta sonları vatandaşlarımızın çocuklarına anadil ve kültür dersleri verilmektedir. Toplam 180 farklı okulda verilen Türkçe ve Türk Kültürü derslerine devam eden öğrenci sayısı ise 2.276’dır. İsviçre genelinde zorunlu eğitim çağındaki 14.700 öğrencimizin ancak %14’ü sözkonusu derslere katılmaktadır.

Vatandaşlarımızın kurdukları sivil toplum örgütleri ağırlıklı olarak kültürel, sosyal, sportif ve dini alanlarda faaliyet göstermektedir. 2000 yılı Haziran ayında kurulan İsviçre Türk Toplumu (İTT), İsviçre’nin Fransızca konuşulan kesimlerinde örgütlü olan “Batı İsviçre Türk Dernekleri Federasyonu” (BİTDEFE) ile 2012 yılından itibaren çalışmalarına Almanca konuşulan kesimlerde başlayan “Avrupalı Türk Demokratlar Birliği” (UETD) etkin ve yoğun faaliyetleriyle dikkat çeken sivil toplum örgütleri arasında yer almaktadır.