Türkiye Cumhuriyeti

Bern Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Başkonsolos H. Barbaros Dicle'nin L'hebdo Dergisinde Yayımlanan Mektubu , 12.01.2017

C'est avec stupéfaction et inquiétude que nous avons pris connaissance de la tribune que votre hebdomadaire a offerte le 15 décembre, au terroriste de l'ASALA, Mardiros Jamkochyan, auteur de l'assassinat en 1981 du secrétaire de notre Consulat général, M. Mehmet Savaş Yergüz.

La large couverture accordée à l'auteur du lâche assassinat minutieusement planifié et qui de surcroit affirme "être fier de ses actes", a profondément choqué et attristé les collègues de M. Yergüz pour qui ce douloureux événement est toujours très vivace.

Les actions violentes commises dans les années 70 et 80 par les groupes terroristes tels que l'ASALA, les CJGA et l'ARA ont eu pour conséquences l'assassinat de 34 diplomates turcs et de leurs proches, et celui d'un adolescent Suisse à Genève.

On a ainsi témoigné une campagne de terrorisme internationale, fruit de l'amalgame d'une lecture partisane de l'Histoire et d'une vision radicale et violente du nationalisme arménien, associé à la haine. 

Au moment de publier cet article où il n'est nulle part fait référence aux souffrances des victimes, n'y aurait-il pas eu lieu d'avoir une pensée pour la douleur vécue par l'épouse suisse et les enfants, alors âgés de 5 et 7 ans de M. Yergüz. Avec effroi, on y découvre que le terroriste n'exprime aucun remords, qu'il fut une prisonnier modèle reçu à sa libération comme tant d'autres terroristes de l'ASALA en "héros" par le régime d'Erevan, qu'il a eu des postes importants dans l'armée, qu'il se rend régulièrement en Suisse à l’occasion des réunions au sein de l'ONU et qu'il persiste à tenir des propos délirants à l'encontre des Turcs.

Nous pensons qu'il est primordial de ne pas entretenir une haine que l'on transmet de génération en génération, mais au contraire de favoriser toutes les bonnes volontés à la recherche du dialogue.

Nous, qui allons continuer à œuvrer avec confiance et conviction afin que les peuples turc et arménien puissent évoluer dans un climat amical et pacifique,

exprimons ainsi notre déception quant à la publication de l'article incriminé dans un média important de Suisse, pays qui permit le rapprochement et la signature des Protocoles de Zurich entre la Turquie et l'Arménie.

H.Barbaros DİCLE

Consul Général

Consulat Général de Turquie

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Derginizin 15 Aralık 2016 tarihli nüshasında yayınlanan makalede 1981 yılında Başkonsolosluğumuz Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz’ü katleden ASALA mensubu terörist Mardiros Jamkochyan’la yapılan söyleşiye yer verilmiş olmasından hayret ve endişe duyduk. 

Yergüz’ün planlanmış alçakça cinayetinden “gurur duyduğunu” ifade eden bir caniye Derginizde geniş biçimde yer. ayrılmış olması Yergüz'ü hain bir saldırıda kaybetmiş olan ve bu acıyı halen yüreklerinde taşıyan meslektaşlarını ziyadesiyle üzmüştür. 

ASALA, JCAG ve ARA gibi terör örgütlerinin 1970 ve 1980’lı yıllarda gerçekleştirdiği saldırılarda 34 Türk diplomatı ve aile yakınları ile Cenevre'de bir İsviçreli genç de katledilmiştir. 

Bu, tek taraflı ve seçici bir tarih okumasıyla radikal ve şiddete meyilli bir (Ermeni) milliyetçilik anlayışının nefretle birleştiğinde nasıl bir uluslararası terör kampanyasına dönüşebildiğini göstermiştir.

Mağdurların acılarına bir cümleyle dahi değinilmeyen makaleyi yayınlarken, Mehmet Savaş Yergüz’ün İsviçreli eşinin ve o tarihte daha henüz 5 ve 7 yaşlarında olan çocuklarının duydukları acıyı da düşünmek gerekmez miydi? 

Makalede  katil Jamkochyan’ın örnek bir mahkum olduğunun, diğer ASALA üyeleri gibi Erivan rejimi tarafından kahraman gibi karşılanarak orduda önemli görevler üstlendiğinin, BM toplantıları vesilesiyle sık sık İsviçre’ye geldiğinin ve Türklere yönelik akıl dışı ifadelerinin yarattığı tepkiyi tahmin etmek de güç olmasa gerekir. 

Nesilden nesile aktarılan bir nefret söylemini sürdürmek yerine diyalog arayışlarına odaklanarak teşvik etmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. 

Özgüvenimizle Türk ve Ermeni halklarının dostluk ve barış odaklı ilişkiler kurmalarını teşvik edecek ortamın oluşmasına katkıda bulunmaya devam edecek olan bizler, bahsekonu makalenin Türkiye ile Ermenistan arasında “Zürih Protokolleri”nin imzalanmasına giden süreçte kolaylaştırıcı rolü üstlenmiş olan İsviçre’de münteşir bir dergide yayınlanmış olmasından duyduğumuz hayal kırıklığını da dile getirmek istiyoruz.

H.Barbaros DİCLE

Başkonsolos

Türkiye Cumhuriyeti Cenevre Başkonsolosluğu